Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 215/247 · üyeye göre sıralı
ebben
Elim sende oyunu.
düzgülü (II)
Süslü.
düzenni
Düzenli.
gövle (I)
Ham (meyve için): Bu yıl eriği gövle yedik.
düzbasdı
Sürülmüş ve üzerinden tırmık geçirilmiş, ekime elverişli tarla: Mısırı düzbasdıya ektik.
göynemek (II)
Yana yakıla ağlamak: Aşır düneyin ele göynüyördükü.
göynü dönmek
Midesi bulanmak.
düydüyü
Ense, ense kökü.
düşgel düşgel
İnek çağırma ünlemi.
piçi piçi
Buzağı çağırma ünlemi.
ayağı pek
Atik, çevik.
dürtlengiç
Üvendire.
göz yumuk
Körebe oyunu.
aşsıh (I)
Saz şairi.
düğürmek
Kız istemek.
düğese
Yaşlı olduğu halde genç görünen kimse.
beli bek olmak
Birine inanmak, güvenmek: Damatdan yañı belim bek.
pantif
Mest.
yapı (II)
Evin çatısı.
düdümemmi
Kılıbık.
gurnık
Küçük kazan.
salla
Salya.
okun
Çağrı.
omaçaşı
Ovularak elde edilen arpa büyüklüğündeki hamur parçalarından yapılan, kimi zaman sarımsaklı yoğurt eklenerek yenilen bir çeşit çorba.
guyruhlu
Dedikoducu kadın.
kevirmek
Bırakmak.
dutgal
Zamk, tutkal.
güççük (II)
Üç okkalık tahıl ölçeği.
güd
Düzenli bir şekilde kızarmayan, yarı yanmış ekmek.
kevirdek
Ham ve küçük kavun,
güli
yatır (II)
Dede.
alluca
Yemeklere konulan ekşi yeşil erik.
kavşıt
iki suyun, iki yolun birleştiği yer, kavşak.
küçükayşe
Serçeparmak.
güneküsen
Gündüz açıp akşam büzülen bir sarmaşık.
günerici
Çamfıstığı.
duşak kesme
Yeni yürümeye başlayan çocukların düşmesine engel olacağı inancıyla yapılan, çocuğun ayakları arasına bağlanan kurdeleyi kesme töreni.
durucuk durmak
Yeni yürümeye başlayan çocuk ayakta durmak, tay durmak.
gürs
Rüzgârın sürüklediği kar yığını.
dursak
Cezaevi.
durmaç
Sırta yük yüklemek için kullanılan yünden ya da kıldan yapılmış ip.
dumbak
Kestane meyvesi.
yaykamak
Yıkamak.
duduya
Yaylalarda, akarsu kenarlarında yetişen karanfilgillerden, ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği.
koşa (IV)
Av tüfeği, çifte.
dörmelemek
Çocuk emeklemek.
ofôt
O zaman.
döngöz
Şaşı.
saltabaş
Başıboş, boş gezen, yalnız.
halampa
Büyük moloz parçaları.
keten (I)
Gelinliğin kesim günü: Ayşenin bugün keteni var.
dönek (V)
Topaç.
kaygın
Düzgün, parlak, kayıcı.
hama (II)
Kaynamış sütün üzerindeki kaymak.
hamhaş (I)
Ham meyve.
dömek (I)
Küçük tepe: Şu dömeğe çıkalım da biraz hava alalım.
döllen
Cömert.
yel
Ağrı, sızı, romatizma.
dölengeç
Çaylak.