Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 222/247 · üyeye göre sıralı
kıvraşıl
Kertenkele.
kavçar
İçi çürük, kurumuş ağaç.
kıynak (II)
: Yırtıcı kuş ve hayvanlarda tırnak, pençe.
çimrenmek (I)
Eteklerini, paçalarını sıvamak.
kızılgevrek
Kızıl hastalığı.
kilitperi
Kilitlerin içinde anahtarın geçtiği ince dil.
çimeş
Kısa ot.
yumbaç (I)
Saklambaç.
çilgidir (II)
Pamuk atılan el yayının çubuğu.
çildir (II)
İnce uzun boylu, zayıf adam.
kuruk kuruk
At ve eşek yavrularını çağırma ünlemi.
kirsi
Az kirli : Çamaşırlar kirsilendi çıkarayım.
katsa (I)
Kürek.
kirişan
Pudra.
kitiz
Biçilmiş arpa saplarının yığını, bağlam.
kiyir kiyir
Kolay ezilen un, toz baline gelen, gevrek şeyler : Kiyir kiyir fıstık.
gıvıktırmak
Birini tenha bir yerde kötülük yapmak için sıkıştırmak.
koca koyun
Altı yaşını geçmiş koyun.
çihol
Havuç.
alaşağa
Bayburt barlarından olan Sıksaray oyununda söylenen bir söz.
çiğsimek (I)
Yemek bozulmak.
çiğirdik (V)
Özellikle sabun gibi küçülen şeylerin küçük parçası: Fazla sabunlanmayacağım, bir çiğirdik yeter.
çiğilli
Taşlı toprak.
alasefiye
Ardını önünü düşünmeden, gelişigüzel: Alasefiye konuşma!
seybınmak
Kayarak inmek, kaymak.
höğeç
Baharda bir yaşında olan koyun, toklu.
hışkırık
Hıçkırık.
koncalıs
Hortlak.
astar (I)
Alt.
konkurlamak
Çok ihtiyarlamak: Ali dayı konkurlamış gayri.
kurudezen
İçinde yoğurt ezilen toprak kap.
çibil (IV)
Su içinde yetişen bir çeşit ot.
çıynak (II)
Çok çiğnenen yer, ayak altı.
patlak
Kavrulmuş mısır.
korkalamak
Korkmak, korkuya kapılmak.
kemk
Dokuma aygıtı.
allaç
Karşı.
altıpala
Altı mermi atan, toplu tabanca.
kodaklamak
Eşek yavrulamak.
kossak
Çiftleşmeye istekli (koyun vb. hayvanlar) : Bizim ala koyun kossak.
koşaca karımak
Beraberce yaşlanmak (yeni evlenenlere dilek olarak söylenir).
alaoğlak
Beyaz ve kahve-renkli bir çeşit fasulye.
koyun mantarı
Bir çeşit mantar.
çıtmak (II)
Nar, portakal gibi meyvelerin tane veya dilimlerinin birkaçının bir arada bulunması
çıtlatmag
Belirtmek, duyurmak.
çıtlanbuh
Çitlenbik ağacı.
kozak (IV)
Deve pisliği.
köcek (I)
Kapı, dolap ya da sandık kilidi.
çıtlamak (III)
Alıca benzeyen bir yemiş.
seyrekletmek
Fide, fidan vb. ni aralıklı duruma getirmek, aralamak.
koğur
Koyu kumral.
çıtırmak (I)
Susam helvası.
kaşavulamak
Tımar etmek.
çırtmak (II)
Damla damla inek sağmak:
köngürlemek
Uyuklamak, gevşemek (sıcak ve uyku nedeniyle).
manaşır
Yeşil kertenkele.
muğal muğal
Sessiz sessiz, bön bön, şaşkın ve üzgün (bakmak için).
kokumere
Orta büyüklükte su testisi.
çına
Dirsek.
mümüne
Çiçek koncası, tomurcuk.