Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 232/247 · üyeye göre sıralı
buyâ
Bu yana.
halta (IV)
Çarık ya da ayakkabı yamalığı.
halta (III)
Şalvar.
haleylim
Giyinişi düzgün olmayan.
cağa (I)
dediğinelik
Dedi ki: Baban bana dediğinelik ben buradan çekip gideyim.
hakelek
Süs, gösteriş.
haçki
Budanan ağaçların yeni sürmüş filizleri.
cam (I)
Tencere.
canay (I)
Yeni ay.
habban (I)
Çocukların kaydırak oyununda kullandıkları yassı, yuvarlak taş.
cavurun
İki omuz arası, arka.
depreşmek
Azmak, tepmek, deşilmek (yara vb. için).
cene
Yeni doğmuş çocuk.
cenger (II)
deyişet
Şiir.
cıcık (II)
: Söğüt ve kavakların meyvesinin çiçeklenme zamanı.
areiş
Asma çardağı.
cılan (II)
Oyunda yenilen (kimse).
gümelek
Ağzı ve sapı kırılmış testi.
gülgülü (II)
Gelincik.
cılpık (II)
Bir çeşit tatlı su balığı.
gülevlemek
Kömür yanmaya başlamak.
gülembe
Dokuma aygıtında çıkrık.
cınnadan
Biraz sonra: Şimdi sende dursun cınnadan alırım.
ara odası
Köy misafir odası.
guuk
Saklambaç oyunu.
cibil (VII)
Çırpı, an: Bir cibilde yaparım.
guşetmeği
Küçük uzunca yaprakb bir çeşit kır sebzesi.
gurşağ
Kemer, kuşak.
gurneç
Sıcaktan korunmak için koyunların başlarını birbirlerinin altına sokarak yaptıkları küme.
döndüreç
Sac üstünde ekmek çevirmeye yarayan tahta araç.
ciltillemek
Kıvılcımlanmak.
cingıldak
guncu
İnatçı adam.
cozak (I)
Hastalıklı, soluk yüzlü (kimse).
göz dutmak
Beğenmek.
culha kuşu
Saksağan.
cunkur
Toplantı.
cüher (III)
Kuvvetli ses.
göyşemek
Geviş getirmek.
çafılamak
Tırmalamak.
çağ kemiği
Kalça ile diz arasındaki kemik.
gövgazı
Turna.
çakıl (II)
Pide.
gösdül
Patates.
göpmek (II)
Tarla çok sudan doymuş hale gelmek.
gömre
Sığır gübresi.
gömbül (I)
Kuyruksuz tavuk vb. hayvanlar.
apalavi
İşte takip edilen sıra.
elağuna
Göremeden bir şey arama, el yordamı.
elbir etmek
Elbirliği, işbirliği yapmak.
çedene (IV)
Herhangi birşeyin küçük parçası.
çefa
Çimen, yeşil ot.
çekerge
Süre, mesafe, uzam.
göğez (III)
Ufuk.
göğertme
Kolera hastalığı.
eline yıkamak
Umudunu kesmek.
elini yıkamak
el yenilliği
Yapılan değeri büyük iş karşılığında verilen az para, yetersiz karşılık.