Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 233/247 · üyeye göre sıralı
emik
Zurnadan çıkarılan ince, duygun ses.
goşdik (I)
Üzüm ya da duttan yapılan bir tatlı.
gola (I)
Yüznumara, hela.
gogavan
Büyük karasinek.
çılbır (II)
Yeni yavrulamış ineklere verilmek için undan sulu olarak hazırlanmış bir yiyecek: Yeni yavrulamış ineklere çılbır yapacağım.
çılkıdır
Vücudunun etleri gevşemiş (kimse): Hastalıktan kalkmış vücudu cıvımış, çılkıdır bir şey olmuş.
goççik
Topuk.
çıngıllı (I)
Çaylak.
çıngırık
Çıkrık (kuyuya ait).
gocik (I)
Manda yavrusu.
çiçi (V)
Çocuk dilinde yeni ve güzel.
gilemaç
Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık.
çilibik
Don, kırağı: Çilibik ekinleri bozdu.
çiltiyenni
Bir işin yarım bırakılması (hk.): Senin her işin bele çiltiyennidir.
gibil gibil
Göz kapağı ve kirpiklerin sık sık hareket etmesini anlatır.
çinermek
Parlamak, ışıldamak: Garanlıkta gözleri çinermiye başladı.
gız evi
Evlenecek çiftlerden kız tarafı, kızın ailesi.
çirişmek
Bütün çıplaklığı ile açığa çıkmak (iş hk.).
pencer
Sebze.
çirpek
Çocuk bezi.
gıyla
Erkeğin cinsiyet organı.
gıygık
Kazların çıkardığı sesi anlatır.
gıyba
Uçkurda lastiğin takıldığı kısım.
gırmızı gebiz
Kırmızı, killi toprak.
gırık (VI)
Bağ budamaya yarayan bıçak.
çortu aşı
Lahana turşusu ve buğdayla yapılan çorba.
çöpü çekmeğ
Ağır ağır bir çeşit raksetmek, oynamak.
gırcik (I)
İncik kemiği, topuk.
çukur (I)
Yeşil ve taze iken yenen salatası yapılan ot, hindiba.
gımçınmak (I)
Bir şeyi çok istemek.
dagallık
Zayıflık, sıskalık.
dagar (IV)
Çukur.
gıçuk
Topal.
gıcıltdak
Kapı, pencere vb. şeyler için ağır gıcırtı ile açılıp kapanmayı anlatır.
gıcıg olmak
Endişe etmek.
fırınkuru
Bir çeşit peksimet.
gevişe gitmek
Orakla ekin biçerken yarış yapmak: Haydin bir gevişe gidelim.
danı
tane
gerneşmek (II)
inat etmek.
gabda
Harmanda takılı toplamaya yarayan araç, sıyırgı.
gergenek
Atmacaya benzer bir çeşit kuş.
gerevit (II)
Kirli, çöplü yün.
gagaçlamah
Soğuktan donup kaskatı olmak.
değirmenci
Siyah bir üzüm çeşiti.
gıclamak
Saldırmak.
deleşik
Beceriksiz, üstü başı düzensiz (kimse).
deliğe dıkmak
Tutuklamak: Sonunda onu da deliğe dıktılar.
gembi
Tırtıl.
gıdık gıdık
Köpek çağırmak ünlemi.
gındıllanmak
gelintırnağı
Baharda kırlarda açan, çiçeklerinin ucu mor, dipleri beyaz bir çeşit çiçek.
öseng
Görünüşe göre.
anameli
Anne evi.
dıbara
içten olmayan söz ve hareketler, kurum, tafra.
dıbıdık
Elinden iş gelmeyen, ufak bir iş karşısında eli ayağı dolaşan (kimse).
görükmek
Görünmek.
gediğe
Süs, ziynet.
gedere
Bağ dikmek için uzunlamasına açılan çukur.
dıngala
Ağır hareket eden (kimse).
halbetekin
Çoktandır.