Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 26/159 · üyeye göre sıralı
karlambaç
Kar, pekmez ya da şeker karışımı.
kef geçmek
Tükenmek, bitmek, güçsüz kalmak, kudretten düşmek.
kerkenek (I)
Delice de denilen yırtıcı bir kuş.
keyik (III)
Çoban abası.
kıcalak
Çam kozalağı.
kısırganmak
Esirgemek, bir şeyi vermekten çekinmek: On lira ödünç istedim de benden parayı kısırgandı.
koruh
Otunu biçmek için korunan tarla.
lülük (III)
Çocuğun erkeklik organı.
müsürlük
Ahırda, tahtadan yapılmış hayvan yemliği.
niş
Sığır kovalama ünlemi.
oldacı
Şişman, büyümeye, gelişmeye elverişli olan.
öğbet
Çok övünen, abartarak konuşan.
örüzgar
Yel.
pazık
Pancar.
popul
Çocuk ayakkabısı, patik.
sapırtma
Sine indirilen ölünün üstüne konulan aynı boyda kısa ve düzgün ağaçlar.
süğlem
Düzgün, pürüzsüz, doğru.
tavşan kovalamak
Yelden dalgalanmak
tepuş
Sahan.
tesgire
Yapılarda harç taşımaya yarayan, tahtadan yapılmış, iki kişinin taşıdığı bir çeşit araç.
töhmekan
Semizotu.
tusba
Kaplumbağa.
ürgelenmek
Yavaş yavaş sallanmak
yavraz
Sarı çiçekli bir kır bitkisi.
yengel
İstekle yenilen, tadı güzel, mideyi yormayan.
zövdek
Birdenbire.
maymak (II)
NULL
ırbasa
Boş inancı olanlarca hastalığı iyi ettiğine inanılan büyü, kocakarı ilacı: Irbasa-ya inanma, ir b as asız kalma.
ası (III)
Fayda.
bardakcıl
Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.
hışır (III)
Olgunlaşmamış kavun.
alaçaprak
Yağmurla karışık kar, sulu sepken.
güz (I)
Güneş görmeyen yer.
şirnez
Kötü, kavgacı
kangıt
İskelet.
bezene
Bezelye.
hamadak
Akılsız, budala.
gamış (I)
Sürahi: Gamışa su doldur.
gabalak (III)
İki kulplu testi.
koygun (II)
Koyu
fındıllı
Yakışıklı ve oynak
katon etmek
Öne katıp kovalamak.
boz armut
Dağ armudu.
süci
Şarap.
çoban çökerden
Karpuz teveği gibi yarım metre kadar uzunlukta, dalları dikenli ve dokunduğu yeri kızartan bir ot.
kubuduklanmak
Kabadayılık etmek.
öpke
Akciğer.
avlaksız
Sersem, budala.
tapaç (II)
Hizmetçi.
erezi
Kapılara konulan tahta ya da demir sürgü.
kemirdek
Olmamış kavun, kelek.
boyuncak
Boyunduruk. ]:Yenice *Emet-Kü.) [boyunsha
cakka (I)
Aceleci, sabırsız.
taşgözeri
Tahılın taşını ayıklamaya yarayan büyük delikli kalbur.
zornak
Kapı sürgüsü.
küçüle
Bir çeşit zehir.
küküm (II)
NULL
dolav
Dolap, sabit dolap.
sümüklüböcü
Kabuksuz salyangoz, sümüklüböcek.
gımıcık
Küçük, az, azıcık.