Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 32/159 · üyeye göre sıralı
cünüt
Sulu, suyu kesilmeyen yer.
çirtik (I)
Parmakların çıkardığı ses, şıkırtı.
yabırdak
] Yalınayak. (
elçek
] Eldiven, ellik. (
enseri
] Çivi. (
evselemek
]
gelip batımak
Gitmek.
gubarmak
Gururlanmak, kibirlenmek.
hazahır
Görünüşe bakılırsa.
incedalan
İnce, uzun boylu.
karabakal
Bir çeşit kuş, karatavuk.
kasalak
Kurumlu, onurlu, kendini beğenen:
kaşanmak
At, eşek işemek.
kavlağan
Bir çeşit çınar ağacı.
kaypak (I)
] Kaygan. (
kaypmak
Düşmek.
keçemen
Kertenkele.
keltavuk
Hindi.
kevki
Kepçe. (
kırak
] Kıyı: Kitabın kırağını yırttım. (
kıyık (II)
] Odun, ağaç vb. nin küçük, sivri parçaları, kıymık. (
kiprik
Kirpik.
kombak
kömüş
Genç, sevimli erkek manda.
köşker
Ayakkabı yapan ya da onaran kimse.
uruplağı
Yarım tahıl ölçeği. (
kurtçul
] Kurt boğmaya alışkın köpek. (
kuzlacı
Gebe koyun, keçi vb.
küllük (I)
Teneke su kabı. (
külmek
Kesilecek hayvanın ayaklarım ikişer ikişer bağlamak.
künküllemek
küştüre
Tahtaya yiv yapmakta kullanılan araç.
maç
madırga
Taşçı çekici.
mantoz
] Sacdan yapılan, soba biçiminde, üstü ızgaralı ocak. (
zurba
Topluluk. (
meliz
Balansı.
mızganmak
] Uykuya dalmak, uyuklamak. (
mucmuluk
Obur. (
obartmak
] Abartmak. (
okuyucu
] Düğün çağrıcısı (
olgamak
oyulgamak
öngürde
] Orada, şurada. (
önnük
öyke
öykelenmek
Öfkelenmek.
dardağan (I)
[-> dağdağan -1]
papır (I)
] Vapur. (
bağarcık (I)
[->baca başı -1]
patika
] Patates. (
pınçıklamak
] Parça parça etmek. (
pinçik pinçik
] Paramparça. (
döllük (II)
Damızlık hayvan.
habire
Ara vermeden, sürekli olarak.
kesek
Belin ya da çapanın çıkardığı sıkışmış kuru, iri toprak parçası.
dönemeç
Köşebaşı, yolun kıvrım yeri, viraj.
yitirmek (I)
Kaybetmek.
hevlek (III)
Sabanın tarlada açtığı iz.
koğ (I)
Çekiştirme, yerme, kötüleme, dedikodu.