Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 84/159 · üyeye göre sıralı
köpürmek
Ateş çok alevli yanmak: Böyle soğukta mangal köpürmeli.
cozlamak (II)
Yanan kömür suda söndürülürken ses çıkarmak.
aşlanık etmek
Şaka yapmak.
köteşi
Ihlamur kabuğundan örülmüş araba döşemesi, araba yatağı.
kuramba (I)
Dolandırıcılık, düzen: Kurambaya mı çıktın.
köçen (I)
Tavşan yavrusu.
köfte kesilmek
Çok yorulmak, ayakta duramayacak duruma gelmek.
köcü
Avlu, evin altındaki boşluk.
coşgun
Coşkun.
kovculuk
Dedikoduculuk.
kovulmak
İnek çiftleşmek istemek, boğaya gelmek.
cork (I)
Kuluçka.
gayık (II)
Kızak.
koytu
Kenar, köşe.
köpük taşı
Çok hafif, köpük gibi, süngere benzer, delikli taş.
gayma
Kâğıt lira.
becana (III)
Yıkılmış veya yıkılmaya yüz tutmuş ev, harabe.
con (I)
Çavdar.
kurçak
Heykel.
lap (II)
Avuç içi.
comât
Topluluk.
korunak
Sığınacak yer.
koşa (III)
Sınırdaş, yan yana.
ağlamsamak
Ağlıyacak gibi olmak, ağlamaklı olmak.
koşamak
Duvarın sıvası ayrılıp düşecek duruma gelmek.
koltak
Küçük oda: Koltukta söylenen koltukta duyulur.
kombalak atmak
Takla atmak.
konşu
Komşu.
koşkoz
Yer altından çıkarılan ve yenilebilen bir çeşit bitki kökü.
aşıcı
Sağlık memuru.
kolay (II)
Zayıf.
civ (II)
Cep.
kofa (I)
Yemiş sepeti, küçük sepet.
bayraktar
Düğünü idare eden
ciret
İrin.
bayınlanmak
Şımarıklık etmek, çok söylemek, yüzsüzlük etmek, nazlanmak,
cinlendirmek
Kızdırmak, öfkelendirmek.
kirebolu
Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı, yumuşak madde.
kirinmek (I)
Kendine verilen işi başkalarına gördürmek için tembellik etmek, üşenmek: Kirinme, kalk git de gel.
kirti (I)
Ciddi, doğru.
kilitliiğne
Çengelliiğne.
cingilli (I)
Sığırların arkasında gezip onların yiyeceğini toplayan, beyaz, siyah ve sarı renkli küçük bir kuş: Cingîüinin eti az olur.
kodalanmak
Kavga etmek istemek, kafa tutmak.
kotak (II)
Erkeğin cinsiyet organı.
bayevi
Kiler.
cincibir (I)
Gazoz.
bayaz (I)
Bazı, bazen.
kıvıldamak
Kaynaşmak
kızıldip
Pancar: Kızıldip gibi tatlı.
kıtmır (III)
Kısa boylu
akbaldır
Tarlada yetişen ve yenen bir çeşit ot.
cimiz (II)
Sulu toprak.
gasnak (II)
Elek ve kalbur kasnağı.
battı buddu
Saçma sapan, gelişigüzel: Veli battı buddu konuşuyor.
kıvıç (I)
İnce çam dalı, çamların iğne gibi olan yaprakları: Hasan korudan çok kıvıç kesmiş.
kızıllamak
Haksızlık etmek.
kırnı
Kene.
gaskan
Ekime elverişli olmayan, çorak toprak.
kıstırma (I)
İçerisine peynir, kıyılmış et vb. şeyler konularak saç üzerinde pişirilen börek.
kırık aramak
Birini kötülemek amaciyle kusur ve eksik aramak.