Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 90/159 · üyeye göre sıralı
kıkırdamak (II)
Soğuktan donmak.
kereki
Aba.
kesme aşı
Kesilmiş hamurdan yapılan çorba.
bal (II)
Ağaç balı: Balı yiyen insanlar vardır.
bakır kırı
Boz renk, at donu: Alinin aldığı at bakır kırı.
keşenk
Kırmızı, özlü yapışkan toprak.
gafulluk
Fundalık.
darabuzun
Tırabzan, korkuluk.
göğüs (II)
Sarı saçlı, mavi gözlü
kepeği tükenmek
ölmek.
kızıldip
Pancar: Kızıldip gibi tatlı.
kelgür
Delikli kepçe, süzgeç.
kelep (III)
Boyunduruk: Öküzleri keleple.
kelkenez
Beyaz siyah, alaca renkli yırtıcı bir kuş, akbaba.
kefli
Kirli, pis, bakımsız, pasaklı
cacırın
Kavrulmamış undan yapılan helva, tatlı.
damazlık (II)
Damızlık hayvan ya da bitki.
acalmak (II)
Acıkmak.
gırık (III)
Babası belli olmayan çocuk, piç.
kehân etmek
Sebze ve ekinin içindeki yabancı otları temizlemek.
kelmak
İri delikli büyük kalbur.
büznük (I)
Sıkılgan.
daldızlamak
Beğenmemek, ince ince hesahetmek.
dalcıkmak (II)
Sinirlenmek, kızmak, öfkelenmek.
dalaşkan (I)
Kavgacı insan veya hayvan.
büzdeklenmek
Mız-mızlaşmak, miskinleşmek, oyalanmak.
gırfacan olmak
Kavga, gürültü etmek, etra-fındakileri kırıp geçirmek.
gırcılanmak
Yağmur ince ince yağmak.
akpaflak
Beyaz ve şişman yüzlü kimse.
gırçınlamak
Duraklamak, tereddüt etmek.
tezik
Çabuk, tez.
kayraklamak
Keskinlet-mek, bilemek.
avrad
Kadın, karı, avrat.
gıygaç (I)
Üç köşeli kadın başörtüsü.
kazan (I)
Su çevrisi, kuyu.
ganel
Kanal.
kedele
Toprak kap, küçük çömlek.
gangal (I)
Kangal.
dağ çatanağı
Vadi, koyak.
kayık (I)
Tırpanı ağaç sapa bağlayan halkaya sıkıştırmak için konulan, küçük ağaç parçası.
gıncımak (II)
Ezilmek: Çiğdemi çıkaramadımgıncıdı.
anisaz
Huysuz, yaramaz.
gıncıtmah (I)
Dişle koparmak, dişlemek: Kolumu gın-cıttı.
gıran giresice
Ölesice anlamında ilenç.
dabbasan
Düztaban, *gürsüz.
tısıl tısıl
Burnu tıkanmış, nezleli kimsenin nefes alması için.
kavak atmak
Güreşte tepe üstü yuvarlamak ya da yuvarlanmak.
kavara çekmek
Yellenmek.
kaymak tutmak
Yağmurdan sonra toprak üstü sert tabaka tutmak.
garametli baş
Üzüntülü, mutsuz
çayrak (III)
Otlu ve çakıllı düz toprak.
gıldırdamak (III)
Kendi kendine, yavaş yavaş çalışmak.
butur (III)
Haşarı, yaramaz, eğlence, gezme düşkünü, azgın.
busarık
Sisli, tozlu, bulutlu, sıcak hava.
garatavuk
Karatavuk denilen sığırcık büyüklüğündeki bir çeşit kuş.
kaş kaş
Dizi dizi, sıra sıra.
gasnak (II)
Elek ve kalbur kasnağı.
anık (II)
Hazır, mevcut, var: Hazıra anık, pişmişe konuk.
çuhur (I)
Çukur.
katık etmek
Az az yemek.