Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 92/159 · üyeye göre sıralı
babisa
Güreşte ayağa çelme takarak düşürmek.
kayık (I)
Tırpanı ağaç sapa bağlayan halkaya sıkıştırmak için konulan, küçük ağaç parçası.
çizilmek
Dizilmek, sıra olmak.
germane
Elde yün eğirmeye yarayan araç, kirmen.
göbil
Tombul çocuk.
kazan (I)
Su çevrisi, kuyu.
kavara çekmek
Yellenmek.
kavak atmak
Güreşte tepe üstü yuvarlamak ya da yuvarlanmak.
gorhmak
Korkmak.
budama (I)
Kasımpatı.
akırtmaç
Deve yeni doğurduğu zaman alınan sütüne un katılarak yapılan yemek.
katlak
Kadar.
kaş kaş
Dizi dizi, sıra sıra.
gornapişik
Efsane ve masallardan gelerek halk düşüncesine yerleşmiş kediye benzer korkunç bir yaratık.
çiskinlik
Yağmur sonundaki ıslaklık.
göble
Hizmetçi.
katık etmek
Az az yemek.
kızıllamak
Haksızlık etmek.
geğin
Bundan dolayı, o-nün için: Misafir vardı geğin geç kaldım.
goğurcuk
Kertenkele.
karın kavraması
Karın ağrısı.
kargılık (I)
Kamışlık.
geklik
Kursak, mide.
karavana
Şalvar, bol pantolon.
azezi
Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm.
gelevir
Asma budan-dıktan sonra, kesilip atılan yeşil filizler.
çepinlemek
Tarlayı çapa-lamak: Bugün havayı güzel gördüm de bdçeyi çepinledim.
karaçaltı
Bağ kenarlarına çit olarak dikilen, koyu kırmızı nohut büyüklüğünde meyveleri olan dikenli bir ağaç.
karakura basmak
Kâbus basmak.
gogof
Yeşil kabuğundan ayrılmış ceviz.
akıraz
Beyaz üzüm.
kapıncak (I)
Tahta kutu.
karamanca (I)
Kara lahana.
çintmek (III)
Ovalamak, sürtmek: Çamaşırı güzel çint de kirleri iyi çıksın.
ağız dalaşı
Söz kavgası, kırıcı sözlerle tartışma.
kanil
Örf, yöntem, yol.
çingir (I)
Fahişe.
azaski
Çizme, yumuşak deriden yapılmış dar çizme.
kantarma (III)
Taş kemer.
kapçık (III)
Gelincik otu, börek otu.
kandara (I)
Değirmen bendi.
çimeter
Yemek seçen, az yiyen
çerkenez
Güvercin büyüklüğünde, sarı renkli bir kuş.
gonak (III)
Köye gelen misafirleri köydeki her ailenin sıra ile yemeğe çağırması.
kama kıvırcık
Bir cins koyun,
çimçiği
Çiğ, pişmemiş.
böböcüğü
Zehirli bir böcek.
çille
Kışın en soğuk, yazın en sıcak günleri: Hele çilleyi çıka bakalım.
akça (I)
Beyaz ve boz renkli öküz.
giyes
Çamaşır yıkama
çiğindirik (II)
Su taşıyanların kullandıkları omuzluk.
kaçık (III)
İlkbahar ya da sonbaharda birden bire esen kuvvetli yel.
ambar (II)
Değirmen çarkına suyun hızla inmesini sağlı-yan dik ve kapalı oluk.
işimik
Yağsız ayranı kaynatarak elde edilen bir çeşit peynir, lor, ekşimik, çökelek.
genlenmek (I)
Hava bulutlanmak.
giliç
Ekşili, terbiyeli köfte.
boyunkıstı
Gerdanlık.
gillek (III)
Çocuklara oyalanması için verilen çerez: Bak kızım ne güzel gileklerin var.
çiftçi (I)
Ekilmiş tohumları yiyerek geçinen küçük bir kuş.
çibi
Oğlak: Davar geliyor, çibileri görelim.